Hem yarama bastığım tuz hem de tuz bastığım yaramdın sen. En derinlerime dokunmayı başarıp , beni içimden kanatandın.. Senden kalan iç kanamalarımda boğuldum. O kadar sessizdi ki ölümüm , ne duydular ne gördüler senden kalan hiçliğimi.. İçimde açtığın boşluğu yokluğun bile dolduramadı. O kadar gittin ki benden , kimsesizdim ölürken.. 

Hayat yüklediğimiz anlamlar kadar mıdır ? Yoksa yüklediğimiz anlamlar mı hayattır ? 

İnsanlar acılara nasırlaşmış bedenlerle yaklaşırken kimse yüreğine dokunamaz karşısındakinin. Üzülmemek uğruna kendine duvarlar örenler yalnız kaldığını zannedip kendini yok edenlerdir. Yalnızlığı biz var edemeyiz , zaten sizinle yaşayan yalnızlığınızı var etme çabanızla bitirmeyin. Bir saniyesine onlarca anlam yüklediğimiz hayat aslında bir korkudan ibarettir. En çok korktuğumuz bir ömrün içinde en çok acı çektiğimizi zannetmek nedir ? Hep bir kavganın içindeyken , tereddütlerimizden , kuşkularımızdan arınamazken kendimizi dışa kapatmak saçmalığı insanoğlunun kendine yapabileceği en büyük kötülüktür. Bırakın insanlar gerçek gülüşlerinizi görsün , acılarınızı , umutlarınızı , kızgınlıklarınızı onlarla paylaşın. Mahkum olduğunuz bir yalnızlık değil mutlu olduğunuz bir yalnızlık yaşayın.. İç dünyanız size kalsın , dışınızı herkesle duygularınızı sevdiklerinizle paylaşın..

Tüm kelimelerimle susuyorum sana.. Anlatsam belki dinlerdin beni ama anlamazdın.. Konuşsam sadece kelimelerimi tüketirdim sana.. İçimi göremediğin gibi beni de görmezden geldin.. Şimdi susuyorum sana ; oysa seni benden dinlemeliydin bir kez… Yüreğimde ki senle , bensizliğe mahkum ettiğin hayatımı görmeliydin bir kez ve gitmemeliydin. Sevmeliydin ya da sevdiğimi görmeliydin.. Bensizliğin en acı tarafı ; bensizliğimden ötürü sensiz kalamayışım.. Kendini kaybetmiş insan sensiz kalamaz ki.. Belki canımı yakan senin gökyüzünde nefesinden mahrum kalmak.. Benim acım senin mutluluğun kadar sevgilim. Neydik biz bilemedim. Bittik , başlamadan nasıl biterdi bir şey ? Sevmedim ben böylesini , incitti beni ! Gelişin kadar güzel değildi gidişin. Güzel olamazdı zaten bir vazgeçiş.. Sahi bu kadar basit miydim ki sevmeden sildin ? Ben beceremedim sen hoşça kal sevgilim…

Bıraktığın gitmeler yetmiyor kalmama. Söyleyemediğim ne varsa sana , gidişinde saplıyorum kanayan yaralarıma.. Bu kadar hiç olamazdı bir hayat yokluğunda.. Çok zor ağlayamamak. Gözümden düşmeyen her damla yüreğimden kanıyor yarının umutlarına. Kimse görmüyor kimse bilmiyor susmalarımı. Yaralarım… Kimsesizlikten ölüyorlar gözlerimin önünde. Beni benden aldın da onlara neden acımadın ? Onlardı beni ben yapan. Kaybetmekten korktuğum tek şey ! Acılarım… Ölüyorlar ve ben bir şey yapamıyorum..Ölüyorum be adam , bitiyorum ! Dönüşü yok gittiğin yolun bari ölüşü olsun ! 

Kaybolup gidiyor ömrümüz kentlerin en grisinde. Bütün mavilikleri hiçe sayıp yaşam dediğimiz hengamenin içinde herkes gibi oluyoruz. En çok yalnızlıktan korkanlarımız yalnız kalıyor ve hep yalnız olmak isteyenler kuru kalabalıklardan kurtulamıyor. Aşklarımız bile flu artık , sadece söylüyoruz sevdiğimizi. Ne bunu kanıtlayabiliyoruz ne de sevdiğimiz için bir şey yapabiliyoruz. Artık her sevgi kendi celladı ve her sokak lambasının altında bir cinayet işleniyor. Öldürüyor sevenler sevdiklerini , kimse dinlemiyor kimseyi ve kimse görmüyor kendinden başka yüreği. Yitip gidiyoruz boş amaçların peşinde , sevmeye de doyamıyoruz sevilmeye de. Aşkı da yaşayamıyoruz acıyı da. Bitiyoruz her geçen saniye ama tutmuyor birimiz diğerinin elinden. Yardım edince bitmekten korkup başı boş bırakıyoruz bütün sevdaları. Artık her aşk biraz daha hiç. Duruyorum şimdi beni bıraktığın yerde , kapatıp gözlerimi tekrar tekrar yaşıyorum her şeyi.. Kullanabiliyorum artık mantığımı. Umutlarım boşaymış meğer sevgili , ben sevdiğini düşünmek için her şeyi güzel görüyordum o kadar. Anlıyorum artık. Ve biliyorum , her aşkın başı güzeldir. Anlıyorum artık ve gidiyorum bana hiç gelmeyen senden. Sadece merak ediyorum sevgilim ; çok sevdiğim için mi gittin , hiç sevmediğin için mi ?!

Hep mi böyledir insanoğlu ?

Sevildiğini zannederken değersiz olduğunu bilmek acı veriyor insana.. Karşındaki insanın beyninde en ufak bir yerin olmadığını görmek ne tuhaf.. Oysa neden karşılıksız yaşamaz ki insan ? Uzakta olsa da onu düşündüğün halde onun umurunda olmamak.. Oysa o çok uzakta , hayallerimin çok ötesinde ve yağmayacak bir yağmur düşlerimde ki çöle. Sevmek için az , vazgeçmek için fazla olan. Yaşaması imkansız ama onsuz yaşanmayan o. Her ne kadar yanında olamasamda düşünmeden yapamadığım o. En azından öyleydi , onun değer vermediğini öğrenmek bende ki değerini de bitirebilir mi ? Aşk bu kadar bencil mi ? Olmamalı. Kim nasıl sever bilmem ama ben bu kadar bencil sevemem , benim yüreğim bu kadar herkes değil. O hala benim hiç vazgeçmeden Rabbime yakarışlarımda ve o benim hiç olmayacak duam…

Ve gitti adam..
Ardında bıraktıkları umurunda değildi.. 
Gelişlerini bırakarak gelmemek üzere terk etti.
Nasıl biterdi ki bir sevda böyle ? 
Özler miydi acaba kadın kadar ? 
Gitti adam , elleriyle sildiği göz yaşlarını ardında bırakarak !

Gideceksin yani sen şimdi öyle mi ? Beni bu kentte tutan adam , yüreğimin , gülüşlerimin , hüzünlerimin sahibi adam. Sen şimdi gidiyorsun yani öyle mi ? Artık hiç bir şey kurtaramaz bizi. Çok haklısın biz çoktan bitmişiz , sen ki benim en çok susuşlarımı severdin susarken her şeyi anlattığımı söylerdin , şimdi şikayetin susmalarıma mı ? Haklısın bittik. 

                                                                                                 S.U